Mavi Baykuş nedir?

fotoğraf: Eda Elif Tibet - İstanbul


Çıkışı: 2006 yılında üç iyi arkadaşın kafa kafaya vermesiyle edebiyat ve kültür dergisi olarak çıktı, ikinci sayıda rotasını edebiyat ve sanattan yana çevirdi; kısaca karıncalanan beyin, çakan şimşekler ve gök gürültüsü, kalp çarpıntısı, uykusuz gözler, bolca ter ve dua; ekipten biri zamanın birinde serüveni şöyle özetlemiş; “Ne dergisi olacak? Siyasi görüşümüz nedir bizim, davamız nedir, hayat algımız nedir, kimlere neler söylemek isteriz… Sonra baktık ki ah biz kapitalizm, karmaşa ve soğuk savaş zamanı çocukları, mevsimsiz ve uçurtmasız apartman çocukları, tam da POP!ülerizmle nihilizm arasında bir yerlerde; zaten her taşın altında bu soruların cevabını aramış durmuşuz. O yüzden bu dergi şimdi, ve görünüşe göre bir süre daha aramanın ve öğrenmenin dergisi olacak, merak etmenin, doğrulmanın, sıyrılmanın, gerçeği eşelemenin, tökezlemenin, şaşırmanın, alışmanın ve yeniden başlamanın dergisi olacak. Şimdi içinizdeki baykuş ne alemde?”

Tasarım: Sade, gösterişsiz, yazı ve fotoğrafları öne çıkarmak kaydıyla mavi baykuşun tasarımı o donemde kim müsaitse onun tarafından yapılır..

Dağıtım: Mavi Baykuş kabul eden üç-beş kitabevine gönüllülerce birer ikişer bırakılmak suretiyle dağıtılır..

Finansman: Mavi Baykuş bağış, harçlık ve hatır reklamlarıyla kalkınan bir dergidir.

İçerik: Ekibin alçakgönüllü davranmayacağı, özgürce övüneceği kısım. Mavi Baykuş'ta her öğe özgündür, çoğu halihazırda öğrenci genç bir kadro tarafından hazırlanır, ekibin inancına göre bu dergi üç beş yıl sonrasının köşelerini tutacak bir sürü kalemin başını suyun üstüne çıkardığı alandır... Dergide ne zaman ne yayınlanacağına ekip ve yazarlar beraberce karar verirler,

Mavi Baykuş’ta Sanat

Müzik; Mavi Baykuş ekibinin müziğe kayıtsız kalabilir mi? Sonuçta evrendeki müziği duyup eline kalem, fotoğraf makinesi, fırça almış üç beş çocuğun işi bu dergi... Yani derginin kendinin biraz müzik biraz renk olmasının dışında da müziğe Mavi Baykuş’ta her zaman yer açılır; Cem Nizamoğlu halihazırda Alan Parsons’ Project’den yola çıkıp progressive rock’a eğiliyor, bunu da grubun tematik albümlerini kronolojik sırayla inceleyerek yapıyor.

Sinema: Sanatın bu genç ve ipe sapa gelmez dalı ilk sayısından beri dergide geniş yere sahiptir... Irmak Evren, S. Şeyma Arvas ve Tuğrul Nohutçu’nun birçok filmi irdeledikleri sinema dosyaları Mavi Baykuş’ta…

Fotoğraf: Mavi Baykuş ekibi fotoğrafçılıgı çok önemser, fotoğrafa dergide ayrıca yer açılır, her fotografa kendi alanı ve hak ettiği değer verilir; fotoğrafçılar; Eda Elif Tibet, Emine Erbey, Tuğrul Nohutçu, Uğur Dönmez…

hiç bitmeyen röportaj!


Soru sorduğunuz muddetçe cevaplarız... Sorularınızı yorum olarak bırakmanız yeterli... -ekip

oyun hamuru

Mavi Baykuş'ta içerik; yazar kitlesinin oyun hamurudur; hanımlar beyler hadi yoğuralım..



Mavi Baykuş’ta bir dosya denemesi... Aslında bir oyun; şöyle oynanıyor: ekip yazarlara yeni kelimeyi söylüyor (malzeme, hamur), yazarlar-çizerler-fotoğrafçılar ne çağrıştırdıysa onu esere dönüştürüp; bir şiir, bir fotoğraf… (oynama: yoğurma ve şekillendirme kısmı) ekibe gönderiyorlar. Dergi bu doğrultuda her sayıda değişiyor, bu temanın havasına bürünüyor.

Mavi Baykuş’un 2. sayısı “Islık Çalan Mavi Baykuş”du... 3. sayı “Rüyamdaki Mavi Baykuş” çok yakında…

Elif Konar'dan

fotoğraf: Uğur Dönmez



Mavi Baykuş

“Efendim, edebiyat bir bütün.

Edebiyat insan düşüncesini,

insan duygularını en mükemmel şekilde ifade etme sanatı.

Her şeyi kucaklayan bir sanat.

Frenklerin tabiriyle "sanatların sanatı.”

(Cemil Meriç, Türk Edebiyatı Vakfı, Çarşamba Sohbetleri)

Birkaç genç yürek, akıl ve kalem paylaşıp hayallerini ve gayretlerini yola revân olmuşlar. “Orjinallik, estetik, bütünlük, kurgusallık, öznellik, seçicilik, bir malzemeye bağlı olma; bazı motifler taşıyor olma; ferdî, mahallî, dinî, millî ve evrensel bakış açıları taşıma” gayreti ve “manzum olsun, mensur olsun güzel sözler” söyleyebilme/yazabilme şevkiyle, edebiyat sarayının nazım ve nesir hücrelerini dolaşırken, “Dergi hür tefekkürün kalesi./ Bir neslin vasiyetnamesidir dergi; vasiyetnamesi, daha doğru mesajı. (Bu Ülke)” sözlerini önemsemişler Meriç Usta'nın.

“Yazı kendine mekân ararken… Unutulmamak için yürünen yollarda… Kalıcılık yolunda bir esame bulmak için... Zahirden çok mana peşinde…”, “Biz geldik usulca…” diyerek vira bismillah demişler.

Başlamak cesaret işidir dünyada. Öğrendik ki, epeyce zorlukla da karşılaşmışlar. Lakin yılmamışlar.

Başlamak kadar devam ettirmek de önemlidir, bilmişler. Bunun için de alın teri, harçlık, emek, aşk ve şevklerini harmanlayarak;

“Bir, iki… Telaşa mahal yok.

Geç olsun güç olmasın demişler.

Biz geldik usulca ve daha epeyce bir süre buralardayız…” notuyla ikinci sayıyı da bırakıvermişler sessiz ve mütevazı bir şekilde raflardaki dergilerin içine. Yolu adımlarken tecrübe hanelerine de nice not düşmüşler, düşüyorlar.

Güzeli arıyor olma çabası… Zamana ve mekâna kayıt düşmek… Söylenmemesi imkânsız hale gelince kelimeye dönüşen kavramlar… Böylesi bir dergi Mavi Baykuş.

Dergide yazılar kadar fotoğraf ve çizimler de yer buluyor kendilerine. Ama hepsi kendi içinde ayrı bir bütün oluşturuyorlar. “Mavi Baykuş’ta yazılar ve görsel öğeler birbirinden bağımsızdır. Aralarında bağ kurmaya çalışmak gereksizdir.” notunda belirtildiği gibi…

Pırıltılı bir sabaha uyandım. Kör olana dek güneşe bakmak istiyorum. Geçen zamanı geri döndüremem; kaybettiğim her neyse dursun düştüğü yerde. Kalan tüm nefesimle o güzel ıslığı çalıyorum. Elimde fırçam, dünyayı renklerimle boyarken düşlüyorum kendimi, düşünce gibi kadim ve kalb ferahlığı kadar hafifim. Hayatla savaşım bitti, acım dindi... Kafamdaki karanlık kalsın yerinde, kalbimden sızıp duran aydınlığım da. Anlamak acı vermeyecek ağırbaşlılıkla durup bekleyince. Yeni bir terkibim var şimdi ve yepyeni bir ıslığım. Özene bezene söylüyorum [ama] aldırmadan. Yalnızca duyabilenler için... Karanlığın ayırdında olmalı insan önce onla baş etmek için. Birileri karanlıkta uyumamalı... Mamur edeceğim kendimi, bu beldeyi, ve tüm evreni.. Affettim herkesle beraber ‘ben’i. Gene düşüyorum yollara... Sesimi unutmaya yüz tutmuşlara şimdi ıslık çalıyorum. Cebimde kelimeden anahtarlarım, her biri ayrı bir ‘gizli bahçe’yi açan... Yüksekte olmanın bedeli ağırsa ağır. Bu boş kuyuyu beklemeye devam edeceğim; sürecek dünya nöbetim...” cümlelerinin ve derginin genç sahibesi Polat’ın parlak düşlerini hayra yoruyor, aklını ve kalbini önemsediği (en çok da hayallerini) için gülümsüyoruz.

Kimilerine göre, “ellerinin hamuruyla”, kimilerine göre er’ce, dergi yolculuğuna çıkan ve her şeye rağmen heyecanlarını diri tutabilen bu zarif ekibe teşekkür…

Ve bereketle, yolunuz açık, gayretiniz daim olsun!

içindekiler(iki)



Sunuş

Kelime Sonsuz, Kelime Adem Ve Kelime Islık / Tuba Karabey

Rapsodi; Parlak Düşler / Betül Polat

Hikaye / Tuba Karabey

Tüp Servisi / Galib Ferah

Kent Güzellemesi / Hilal Küçük Özdamar

Midem / Mehmet Torun

Büyü / Mehmet Torun

Hasret Kuşları / Fatma Tekin

Matilde / Deral Baran

Sağ Yanım Bağdat, Sol Yanım Eba Zer Yalnızlığı / Ahmet Haluk

Gece Ve Ben / Ali Pektaş

Modern Zaman Sufileri Bir İnceleme Denemesi / Betül Polat

Sanat Ve İnsan; Muamma / Elif Konar

Taaşşuku Talat Ve Fitnat / Fatma Merve Demir

İlhami Çiçek (1954-1983) / Zekiye Ayla Karadağ

Vazonun Fısıltıları: Sanatın Ebedi Dansı Ve John Keats / Merve Pehlivan

“Ay’ın Karanlık Yüzü”nde Başlayan Projeler / Zeynep Esra , Cem Nizamoğlu

Buzdan Hayaller / S. Şeyma Arvas

Joyeux Noel / Irmak Evren

Bir İki Dilim Avrupa / Merve Pehlivan

Penceredeki Kız Dair / Elif Şeyda

Tiksinti / Serkan Yürekli

Erguvan Kahvesi / Fatma Zehra

Bekleyiş / Dilek Gündoğdu

Ateş / Alper Balcıoğlu

…/ Gökçen Şahin

Gidişinle Uyanıyor Bütün Ölümler / Erhan Kolak

Yoldaki / Mehmet Varoğlu

Günlük / Toprak Sena

sunuş(iki)

Bir, iki… Telaşa mahal yok.

Geç olsun güç olmasın demişler.

Biz geldik usulca ve daha epeyce bir süre buralardayız…




Dipnot bir: Başlamak kadar devam ettirmek önemliydi, devam etmemiz için bize destek olanlara teşekkürü unutmamalı

Münevver Atılgan, Atılgan Otomotiv, Nurcan Demir ve Hanzade Tosun, teşekkürler desteğiniz için,

Kaan Grafik’ten Kerim Özçelik Bey, teşekkürler sabrınız için…

İkinci sayı ne zaman çıkacak diye başımızın etini yiyenler, teşekkürler heyecanımızı kaybetmememizi sağladığınız için…

Dipnot iki : (tekrar) : Mavi Baykuş’ta yazılar ve görsel öğeler birbirinden bağımsızdır. Aralarında bağ kurmaya çalışmak gereksizdir.

Dipnot üç: Eserlerinizin yayınlanmasını istiyorsanız ya da dergi hakkında herhangi bir şey söylemek, mavibaykusdergisi@gmail.com adresine yazabilirsiniz. Gönderilen yazılar iade edilmeyecektir.

Dipnot dört: Sizin de fark edeceğiniz birkaç değişiklik var bu sayıda. Edebiyat ve Kültür ‘den Edebiyat ve Sanat’a geçiş, intihar eden sanatçı biyografileri bölümü, çeviriler, müzik yazılarına yavaşça giriş, kitap incelemeleri ve bir dosya (denemesi).

Biz bu sayıda yazı ekibimize “ıslık” dedik. Onlardan bazıları bize bunları yazdılar.

Ve biz bu sayıda ıslık çaldık.

Dipnot beş: Aslına bakarsanız önümüzdeki birkaç sayıda daha dosya çalışması denemelerini göreceksiniz, en azından biz en iyi bu diyene kadar..

Dipnot Altı: Bir teşekkürümüz daha var. Önemli... Halil Polat babamız, sağol, alakanı ve desteğini bir an olsun üzerimizden çekmedin.

içindekiler(bir)



Sessiz / Zeynep Esra

Denizin Dalgası / Elif Konar

Siyahi Konçerto / S. Şeyma Arvas

Belki Şimdi Ben / Erdinç Korkmaz

Ve Adam Kelime Oldu / Mevlüt Kayar

Ressam / Tuba Karabey

Dua / Mehmet Torun

Fotoğraf / Mehmet Torun

Gidişat / Serkan Yürekli

Altmış İki / Betül Polat

Rüyadan Perde / Barış Atagün

Çalıntı / Ali Cahit Ersoy

Seyrüsefer / Betül Polat

Rüzgarda Saklı / Fatma Tekin

Saçak Altında Üşüyen Yalnızlık / Erhan Kolak

Taranbuba’ya Dair / Ayşe Handan Konar

Gecenin Nazlı Kızı Nypea / Ahmet Haluk

Aşk Zamanı / S. Şeyma Arvas

Mürekkep Balığı Ve Balina / Irmak Evren

Bride And Prejudice / Moviebuff

Ölümün Siyah Gözyaşları / Esra Betül Düzağaç

Son Nokta / Zeynep Mutlu

Tuz Buz Sen Ve Ben / Tuba Karabey

Özledin Beni / Ayşegül Akakuş

… / Gökçen Şahin

Yol Şarap Ve Benim Hikayem / Şevval Ateş

Suyun Sevdası; Ebru / Elif Şeyda

Bir Masal / Zeynep Akıncı

Uzak; Müziginden / E. Rabia Özay

Diyalog / Oktay Karaca

Günlük / Toprak Sena